Kimin dostumuz, kimin arkadaşımız olduğunu biliriz ama neden onu dost kabul ettiğimizi tarif etmekte zorlanırız.
Dostu tarif etmek zor.
Onu her türlü çıkardan arındırmış bir arkadaş olarak tanımlaya kalktığımızda bu zaten normal bir arkadaşlığın asgarisi. İnsan çıkar için iş kurar, ticaret yapar.
Bazan ortak bir geçmiş, sınanmışlıklar sonucunda dostluk ortaya çıkar. Bazen bir kaç günde, bir kaç sohbette.
Sizi yağmurda kapı önünde bekletsede imkanı olsa kapıyı açacağına inandırmış olmalı.
Yada size kızsa bile haklı olabileceğini, yada haklı olmasa bile, kızsanız bile genede onu kırmağa üzüleceğiniz, bunu da görmeyeyim diyebileceğiniz biri.
Bir dostlukta güven vardır, vefa vardır ama sırf bunların varlığı dostluk kurulmasına kafimidir? Dostluk tanımı için bundan fazla bir şey olması lazım. Hatta zorlanıldığında dostların birbirlerine güven duymadan da dost olabileciğini kabul edebilirz belki. Herkes tarafından laf taşıdığı bilinen kimselerin bile dostu , dostları olabilir.
Dışardan bakıldığında tek tarafın daha verici olduğu görünen dostluklarda vardır. Bir tarafın devamlı verici olduğu; verci olanını bunu ; bir sömürülme hissinden , vefa duygusundan ziyade; karşındaki ile birlikte bir birlik olabilme hali olarak kabul edebilir. Belkide temelde dostluk, bir kendini unutuş ile beraber, birlikte hissedebilme, birlik olabilmedir.
Dostluğun bir diğer özelliği, belli bir zamana sıkışmaması, her zaman kaldığı yerden devam etmesidir. Bu birlik halinin her zaman tekrar tecrübe edilebileceğine duyulan inançtan doğuyor olabilir. Kendini karşındaki ile tecrübe edebilme, açabilme, kendine unutma ve huzur içinde karşındakine dikkat kesilme.
Düzeltilecek, üzerinde düşünülecek
Dostluk-Sohbet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dostluk-Sohbet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Haziran 2008 Cuma
25 Ocak 2008 Cuma
Dinlemek
İnsan ne anlatır, kendini en fazla, onun olmayan eğretidir (çünki) , başka bir şeyi anlatmak içindir, anlatılamıyanı, bir derdi belki. Saçama sapan düşüncelerin, sohbetlerinde belki bir anlamı vardır. Bir imdat çağrısıdır, çıkmazdayımdır.
Söyleyecek sözü olmak güzel, sözü olduğu halde söylemeyi beceremiyeni ne yapmalı, dinleyeni bulamıyanı. Dinlemekte bir insanlık, tevazuyle , çözüm bulamasada, hali paylaşmak , anlamaya çalışmak, kederle kederlenmek, neşeyle neşelenmek,umursamak.
Söyleyecek sözü olmak güzel, sözü olduğu halde söylemeyi beceremiyeni ne yapmalı, dinleyeni bulamıyanı. Dinlemekte bir insanlık, tevazuyle , çözüm bulamasada, hali paylaşmak , anlamaya çalışmak, kederle kederlenmek, neşeyle neşelenmek,umursamak.
2 Ocak 2008 Çarşamba
Futbol/Politika sohbeti- Kendini açma(ma)k
Genelde hepimizin yaptığı futbol sohbeti/ politika sohbeti en zararsız sohbetlerden biridir. Kişinin kendini açmadan sohbet yapmasına imkan tanır, bir miktar şiddet arzusunu törpüler, yeni insanlar ile tanışmasını sağlar.
Kendinden bahsetmeden, kendini ifade etmek.
Futbol/politika sohbeti çoğunlukla belli önyargılar üzerinden yapılır, belli kabüllerin onaylanması yada reddedilmesi üzerinenedir, çoğunlukla uzlaşmayla bitmez; katılanları, orada bulunanları taraf olmaya mecbur bırakır. Sohbetin kalitesi tartışılır ve insanı sohbet kalitesi üzerine düşünmeye sevkeder.
Bu tarz sohbetler üzerine düşünürken hep bir ama tetikte bekliyor. Toptan reddetmek pek mümkün gözükmüyor ama sorgulanmayada ihtiyaç var galiba.
Kendini açmayan insan, insan ruhunun iç içe geçmiş başka katmanlarının da olabileceği fikrine götürür. Her zaman kaşımızdakinin açılacak bir kapısı daha vardır onu tanıyabildiğimiz, tanımamıza fırsat verdiği kadarını biliriz.
Devam edecek
Kendinden bahsetmeden, kendini ifade etmek.
Futbol/politika sohbeti çoğunlukla belli önyargılar üzerinden yapılır, belli kabüllerin onaylanması yada reddedilmesi üzerinenedir, çoğunlukla uzlaşmayla bitmez; katılanları, orada bulunanları taraf olmaya mecbur bırakır. Sohbetin kalitesi tartışılır ve insanı sohbet kalitesi üzerine düşünmeye sevkeder.
Bu tarz sohbetler üzerine düşünürken hep bir ama tetikte bekliyor. Toptan reddetmek pek mümkün gözükmüyor ama sorgulanmayada ihtiyaç var galiba.
Kendini açmayan insan, insan ruhunun iç içe geçmiş başka katmanlarının da olabileceği fikrine götürür. Her zaman kaşımızdakinin açılacak bir kapısı daha vardır onu tanıyabildiğimiz, tanımamıza fırsat verdiği kadarını biliriz.
Devam edecek
25 Aralık 2007 Salı
Sohbet üzerine

"Dil varlıktır" diyor bazı filozoflar.
Burdan bizim anlayabildiğimiz, dilin konuşuldukça insanda bir bilinç oluşturması , bu bilincin bir varlık olarak kendini idrak etmesidir. Konuşuyorum öylese varım değil elbette :) konuşma sırasında aynı zamanda bir düşünme eylemi de gerçekleştiriyorum ve bu bana bir varlık veriyor yada varlığımın farkına varıyorum gibi birşey.
Tabi konuşma kendi kendine değilde :) her zaman bir ikinci kişi ile yapılan diyalogla ortaya çıkıyor. Gene bir takım filozflar diyaloğun hakikate ulaştırıcı bir yöntem olduğunu düşünüyorlar. Ki burası üzerinde düşünülecek bir mevzu.
Diyalog, sohbet aslında bir kendini açma, savunmasız kalma, ne olduğunun da ortaya çıkması. Buyüzden taraflar samimi olmak, dost olmak en azından güvenilir olmak zorunda. Anlamak, analşmaktan , ufukların kaynaşmasından ziyade gönüllerin açılması ve karşılaşması, ruhların birbine dokunması daha insani bir hakikate işaret eder gibi geliyor. Anlama, anlaşma dan ziyade kendini açma neticesinde, karşılıklı sukutun yada ortak bir neşenin, kederin kısaca bir halin paylaşılmasını önemsemek bize daha ilgi çekici geliyor. Hepimiz rastlamışızdır otobüslerde hiç tanışmamış teyzeler bir merhaba sonrasında birbirlerine hayat hikayelerini anlatırlar,sırlarını paylaşırlar. Neticede bu bir sağırlar diyaloğuda olabilir ama insani bir hakikatide pekala içinde barındırabilir.
Dildaşından ayrılan kişi, yüzlerce nağmesi de bulunsa dilsiz olur.
Gül gidince ve gül bahçesi solunca, artık bülbülün macerasını dinleyemezsin (Mesnevî, 1/28-29).
15 Aralık 2007 Cumartesi
Dosta övgü, dosta selam
Dost olmasaydı ıssız kalırdık
Kendi sesimize bile yabancı kalırdık
Varlığıyla içimizi ısıtan
Bilgisiyle yolumuzu aydınlatan
Dosta, dostlara selam olsun
Kendi sesimize bile yabancı kalırdık
Varlığıyla içimizi ısıtan
Bilgisiyle yolumuzu aydınlatan
Dosta, dostlara selam olsun
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)