Edep üzerine düşünceler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Edep üzerine düşünceler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ekim 2007 Çarşamba

Kanaatkarlık Üzerine


Ey oğul! Bağı çöz, azat ol.
Ne zamana kadar gümüş, altın esiri olacaksın?
Denizi bir testiye dökersen ne alır?

Bir günün kısmetini…
Harislerin göz testisi dolmadı.

Sedef, kanaatkâr olduğundan inci ile doldu.
Bir aşk yüzünden elbisesi yırtılan, hırstan, ayıptan adamakıllı temizlendi.
Ey bizim sevdası güzel aşkımız; şadol;

Ey bütün hastalıklarımızın hekimi;
Ey bizim kibir ve azametimizin ilâcı,

Ey bizim Eflâtun’umuz! Ey bizim Calinus’umuz!

Hz.Mevlana- Mesnevi Cilt 1

Hz. Pir in bu güzel öğütlerinde bir sürü dersler var. Bizlere olgun insan olabilmek için bazı kısa reçeteler sunuyor.

İlk öğüdü ise : Dünyaya , dünya nimetlerine olan sevginden, hırsından kurtul ; özgür ol diyor ve sedefi örnek gösterek kanaatkar olmayı övüyor. Tüm zamanlar için ve bugünün tüketim toplumu için bilhassa yerine oturan, dikkate alınması gereken bir öğüt.

Kanaatimizce iyiliği isteyen, kötülüğü men etmeye, engellemeye çalışacak kişi için herşeyden evvel iyi ile kötüyü birbirinden ayırabilecek berrak bir şuura ihtiyaç vardır. Her an isteklerin, arzuların peşinde olan bir kişinin şuurunun berrak olması beklenemez. Böyle bir kişi her anını eksikliğini hissetiği şeyin hayalini kuracaktır. Eğer altın peşinde koşuyorsa kıtalar aşıp Aztek, Maya yerlilerini kılıçtan geçirmekte ya da vahşi batıda kızılderili katliamı yapmakta bir mahsur görmeyecektir.

Hz. Pir bizlere sevgiyi, aşkı tavsiye ediyor. Sevginin hırsı, kibri,tamahı giderceğini ,kendimizi bulmamızda bize yardımcı olacağını söylüyor.

Şems Hz. leri ise 'sevgiyi çözen Hakikate ermiştir' der.

İki büyük zirve aynı şeyden bahsetmişse öyleyse bizde sevgi üzerine , aşk üzerine düşünelim.




devam edecek -internet üzerinde yazılacak...

25 Eylül 2007 Salı

Bilmiyorum diyebilmek....

Mesnev-i Şerif te verilen ilk derslerden birisi de : Bilmediğini itiraf edebilmektir.

Oysa ne zor gelir insana bilmediğini söyleyebilmek. Bu da bir cesaret işidir. Bir bilen muhakkak çıkacaktır ve siz insanların gözünde onlardan daha bilgisiz gözükeceksinizidir.

Bu da yanlış bir kanaatin sonucudur fikrimizce. Bizim değerimizin, insanların gözünde başkalarının vereceği bir ortak kararla oluşacağı. Oysa insanlar ancak bizim yaptıklarımızı, ettiklerimizi görürler. Yapabileceklerimizi bilemezler. Bu da onların iç dünyalarımızı, yapabileceklerimizi bilememelerinden kaynaklanır.

Bir insanın değerini bilmek için ya onunla çok yakın dost olmak yada onun ölümünü beklemek lazım galiba. Birincisinde iç dünyasından biraz heberdar oluruz, ikincisinde iç dünyasıyla beraber göçmüş olduğundan geriye zaten yapabildikleri kalır.