19 Haziran 2008 Perşembe

sabah

hastalıklı bir gecenin sabahına uyanmış gibiyim

terli, yorgun, biraz sersem ama hafiflemiş

geride kalmış sıkıntılar


perdeler kapalı olsada biliyorum

güneş doğmuş, birazdan çorba gelecek

gözümü açtığımda fısıltılar, şükre dönüşecek

11 Haziran 2008 Çarşamba

Gölge

Denk değildir, olmayacaktır, talihi dönmeyecektir. Sınırını bilir, haddinide. Mecnunun derdi fakirliktir belki, talihin ters dönmesi ihtimali vardır. Burda ise kader sınırı çizmiştir, umursamaz. Bir beklentisi yoktur.

Ab-ı hayatı içer güzel insan, yarin elinden, ya bu ona yeter. Bu andır onun hayatının hükmünü veren. Yakında olmak, yakınında olmak, yakıyn olmaktır artık. Leyladır onun için bedenlenen, vardır ya yeter. Bir gölgedir artık, gölgesidir, hep bir adım geride ve yeryüzü cenettinin bedelini canıyla ödemeye hazır.

Su


Ekonomi kitapları sorar

Bir bardak su mu kıymetli

Elmas mı diye?

Netice su dur.

Mantık su der

İç parçalayıcı

Bana su verdi

Diyenin sevinicini bilmeden, bilemeden

İnsan kötü ve bencil mi?

Kapıp koyveren, olduğu gibi akan, kokmayan, bulaşmayan insan mı? evet bu da insan

Çaba sarfeden, pişman olan, sorumluluk alan mı insan ?

Acı, evet hep var ve olacak; çile mi, rahmet mi yada çile rahmet mi zor soru, ateşin içinden geçene bakıp da cevap vermek doğru sanırım ; ne hale gelmiş, nerde karar kılmış

Hatalarıyla sevaplarıyla insan ne hepten iyi, ne de hepten kötü

Çaba sarfedeni var , pişman olabilleni, koyverip gideni

Hep hata arayanı var, hatayı kendide arayanı var, tamir etmeye gönül almaya çalışanı var


.

22 Mayıs 2008 Perşembe

Zamanın hakkı

Boyanacak duvarlar

Okunacak kitaplar

Yapılacak işler varsa bile

Işık arkandan geliyorsa

Bil ki bu çıkış zamanı

Usulca, sesizce çıkıcaksın

Zamanın hakkını vermek adına

Tavır

Önemli olan yaptıklarımız mı? Nasıl yaptığımız mı?

Başkasını ciddiye almak, aldığını göstermektir çoğu zaman nasıl yaptığımızı şekillendiren.

Her yapılan için bir mazeret üretilebilir, bir ama cümlesi kurulabilir. Tavır için hayır. Tavır insanla ilişkilidir, konulan tavır karşınızdakine verdiğiniz değerdir, onu nasıl gördüğümüz ve hatta biraz da dünyaya nasıl baktığımızdır. Yapılan ise bazen zorunluluktur, bazen keyfi; onun için insan çoğu zaman zorunluluk zırhına sığınılabilir.

21 Mayıs 2008 Çarşamba

xAsıl

Yolda olan için eksiğini bilmek zaruri, aslı görebilmenin belki önemi burda. Mükemmel olmak , olabilmek belki hiç mümkün değil hiç bir konuda ya da bir an için mükemmel olmak mümkün, mükemmele yaklaşmak. Okumalar, çalışmalar, düşünceler bu bir an için, yine de asıl olan çaba ve iyi niyet gibi geliyor.

11 Mayıs 2008 Pazar

Hem

Bir kurban gibi

Kılıcımı kaldırdım

Boynumu uzattım

Hem kurban hem cellat

Sürü

Biz koyun olduktan sonra kurt çok. Ne sürüye dahil ol, ne kurtla dost. Gerektiğinde sürüyü koru, kurta karşı dur ve gene gerektiğinde koyununda, kurtunda hakkını koru . (Oda seçimleri üzerine akla gelenler)

29 Nisan 2008 Salı

Doğru/Tarafsız Okuma Çalışması Üzerine Notlar

Tarafsız okumadan kasıt bir şeyin aslını, hakikatını aramaktaki merak, gayret, niyettir.

Bir yazı tarafsız okunabilir mi? Zor ama eleştirel okunabilir.

Her yazınının, yazarın dayandığı bir dünya görüşü var,(tabii okuyanında) görmek istediği yada öyle görülmesini istediği.

Metinlerde ister istemez bu dünyaları temelendiriyor. Bazanda kasten yönlendirici metinlerinde çıktığı oluyor. Deliller , örnekler hep bu bakışı temellendirmek için kullanılıyor.

Yazıyla birlikte çoğunlukla yazarıda okumak gerekiyor, yazarın ortaya koyduğunu dünyanın ne anlama geldiği tespit etmek gerekiyor. Bunu yapabilmek için de yazarın baktığı noktayı, bu noktanın zaaflarını varsa dayandığı felsefeyi çözmüş olmak gerekiyor. Bunları çözecek noktada değilsek bile insani bir bakışla bütün tarafların gözlerinden baktıkları dünyayı ayrı ayrı gösrebilmek mahareti lazım düzgün okuma için.

Kuşkusuz burada durduğu noktadan konuyu ne kadar hakkaniyetle ve tutarlı bir şekilde değerlendirme niyetinde olduğunu görmek önemli, yoksa herkes olayları bir yerden bakarak değerlendiriyor.

Yinede okuma emek istiyen bir iş; doğru okuma niyeti ve merakı ile birlikte. İlk okumada göz gezdirmede çıkmıyan fikirler ; satır satır sorgulamada ortaya çıkabiliyor. Bu yüzden üstünkörü okuma çoğu zaman anlama yerine yönlendirme oluyor, yönlendirici notlar satır aralarına saklanıyor. Mesele bunları ayıklayabilmekte, bulmakta, değerlendirmekde. Sorgulanmadan okunan metinler ya toptan kabulle yada toptan redle neticeleniyor.

Okuma bir yorumlama neticede, konuşmada dinlemede olduğu gibi. Metin belli bir fikir üzerine temellenme mecburiyetinde ve daha konsantre olmak zorunda. Okumada dinlmede olmayan tekrar, geri dönme, başkalarıyla farklı zamanlarda paylaşabilme var.

Okuma önemli bir konu, şimdilik toparlabildiklerimiz bu kadar.


http://salimsaracer.blogspot.com/ Medya Eleştirisi: Hürriyet 29 Nisan 2008, Dünya. "Namus Cinayeti" (doğru okuma işte budur dedirten bir yazı, gözden kaçanları yakalayan, insanlıktan yana tavır koyan )

ve

bir taraf yazısı :

http://www.gazeteport.com.tr/YAZARLAR/NEWS/GP_201176

üzerine düşünülenler.