21 Temmuz 2014 Pazartesi

Bulutlara bakınmak

Boyumdan büyük işlere bulaştım hep

Boyuma posuma bakmadan

Kendiliğinden ve

Gayesizliğinden devinen

Rastgele zemine yayılan

Bir su birikintisi  gibi

Ya da bir duvara yayılan nem gibi


18 Temmuz 2014 Cuma

..

Yılgın atların koşusu bu
Akşamın ışıklarına doğru
Susarak, susarken koşarak

Yılgın atlıların kokusu bu
Dalından düşerek, solarak
Şu doğan aya doğru koşarak

26 Haziran 2014 Perşembe

Gerekçeleme Sorunu

Dünya muhafazakârlardan (/dindardan) iki alanda yeni bir şey söylemesini bekliyor : Kadın hakları ve emek.

2000 lerin başında bu konularda özgürlük üzerinden bir şeylerin söylenmesi denendi. Üniversitelerde türban takılmasını savunanlarının gerekçelerinden biri özgürlüktü. Bu bence doğru bir başlangıçtı. Maalesef özgürlük talebi türbanla sınırlı kaldı, başka alanlara yayılamadı. Bu yüzden toplumsal birliği sağlayacak bir güç olamadı.

Ali Bulaç'ın CNN sohbeti gerekçelemede eskiye dönüldüğünü gösteriyor. "Çünkü kitap öyle diyor" diyor, meslekten sosyolog. Toplumsal meselelerde din dışı bir gerekçelemeye kapıyı kapattı. Bu aynı zamanda dini yorumun kapısının da kapanması, bir dönemin yorumunun tüm zamanlar için geçerli sayılması ama şimdilik bu mevzu ana mesele değil. Hayrettin Karaman'ın da çok farklı düşündüğünü sanmıyorum.

Yanlış hatırlamıyorsam ilk çıkan yasalar gümrük yasaları ile idari yasalar. Bu yasaların çıkışının gayesi zamanın ihtiyacını eskilerinin karşılayamaması. Yasaların çıkarılma gerekçeleri dini değil, günlük ihtiyacın karşılanması. Tabii idari ve teknik bir alan olduğu ve bu alanlar için dini bir gerekçelemeye ihtiyaç duyulmadığı, toplumsal alanın ise böyle olmadığı hemen iddia edilebilir. Burada karşı iddia şu olur, belli bir döneme ait bir dini yorumun içerinin ne kadarının dini ne kadarının geleneksel ne kadarının toplumsal ihtiyaçlardan kaynaklandığını bilmenin çok güç olacağı. Eğer içinde toplumsal gerekçeler varsa bugün devam edip etmediği ise ayrı sorudur.

21 Nisan 2014 Pazartesi

Yollar

   Yollar hep yeni yollara açılır
   Yeni bir yolun olmadığı yerlerde denize çıkılır
   Zaman yollarla birlikte kederleri de alır

   Bırakalım yollar denizlere çıksın
   Bırakalım kış bahara yer açsın
   Akşamın rengi sabahı ferahlatsın

16 Ocak 2014 Perşembe

10 Kasım 2013 Pazar

10 Kasım

 


 Babam hep anlatır,  Bahriyeli Ömer Edirnekapı'da Atatürk'ün yolunu keser, "Paşam sünnetimiz var.", diye. Atatürk davete icabet eder, sünnete katılır. Bir masa koyarlar, biraz oturur ve çocuklara geçmiş olsun diyerek yaveriyle gider.

 Uzun yıllardır mesai arkadaşlığı yaptığımız bir abimiz de şunu anlatır. Heybeliada'ya yüzmeye giderler. Dönüşte yolda İsmet Paşa'ya rastlarlar, bir korumayla yüzmekten dönmektedir. "Paşam elinizi öpebilir miyiz?" diye sorarlar. Paşa durur elini öperler, hal hatır sorar.

Savaş görmüş insanların tevekkülü başka türlü herhalde. Allah rahmet eylesin, ruhları şad olsun

3 Kasım 2013 Pazar

..


Güverte boşaldı

Kapaklar kapandı

Gene sudayız

Titrek ışıklar

Ve sessizlik

31 Ekim 2013 Perşembe

..

Derler ki, ol  dertlerin dermanı

Dile düşen dildarın amanı

22 Ağustos 2013 Perşembe

notlar

Musallada cemaatin şahitliği gidenin "iyi"liği üzerine, dünyada hesap yani helallik "iyilik" kategorisi üzerinden. Din inanıp, hayırlı iş işlemek olarak tarif edilmişken geride kalanlara sadece iyiliğe şehadet kalıyor. İnançlı da inançsız da iyi olabilir, ya da inanç iyi olmanın garantisi değil. İyilik inanca göre daha görünür bir şey.  Bu yüzden gözlenebilir, şahit olunabilir. İyilikte seçme, özgür irade, eylem, amel var. Bir inancın neticesi olabilir de, olmayabilir de. İnsanı, salt inanç üzerinden değerlendirmek anlık bir iş olduğundan yani bir zamana sabitlediğinden sadece o an için geçerli. Tüm zamanlara yayılma imkanı olmayan bir yargı olduğu için eksik.

İnanç çoğu zaman toplum içinde, kazanılmış bir statü de değil. Derinleştirilip üzerine emek verildiğini hesaba katılmadığımızda kazananılmış bir rol/statü olmadığı için eşitlikçi de değil, hiyerarşik. Diğer yandan seçim ve özgürlük ileriye/geleceğe doğru yönelikse bir eşitlikten bahsetmek mümkün sanırım. İnanç ise hesabı geriye doğru keser, muhtemelen bu yüzden insanlar arası değerlendirmede "iyi" lik kategorisi inanca göre daha kullanışlı ve mümkün.