3 Ocak 2009 Cumartesi

Irkçılık - ayrımcılık / Bir insanlık suçu olarak Gazze



Karşımızdakinin insan olduğunu unutmak için sığındığımız, ona yapılanları haklı çıkarmak için uydururulmuş bir şeymiş gibi geliyor.

Bir küçük görme, yok saymak, başka bir şeymiş gibi davranarak vicdanı susturmaya, mazeret bulmaya yarıyor.

İster ırklara dayasın, isterse başka ayrımlara sonunda karşındaknin bazı temel insani haklarına yöneliyor; başlangıçta bir şeylerden gurur duyma, bir birlik oluşturma, saldırganlara karşı moralleri yüksek tutmak amacıyla yola çıkılmış olsada.

Bunun altını çizmek lazım, ırkçılık ve ayrımcılık , bazı temel insani hakları yok saymaya başladığında, görmezden geldiğinde yıkıcı rolünü üstlenmiş oluyor . Dini ve/veya ahlaki,vicdani bir değere başvurmadan, sorgulmadan (hatta onlardan kendine hastalıklı kanıtlar üreterek, mazeretler bularak) ; bireysel bir aitlik, gurur olmaktan çıkıp zalim bir sürü hareketine dönüşüyor zamanla . Auschwitz de, Cezayir de, Madımak ta , Gazze de.

Bugün çoluk çocuk , yaşlı kadın demeden öldüren; ambulansları, üniversiteri, camileri, alışveriş merkezlerini vuran zalim bir anlayıştan, zalimlikten medet uman ve bunu savunma hakkı diye yutturmaya çalışan insanlarla karşı karşıyayız.

2 yorum:

Nily dedi ki...

bugün haberlerde israil vatandaşlarının gazzeye yapılan hava saldırısını bir tepenin üstünden yüzlerinde tebessümle izlemelerine şahit oldum. bir insanın çektiği acı yaşadığı zulüm bir diğerinin yüzünde tebessüme dönüşüyorsa buna ırkçılık ya da ayrımcılık demek hafif kalır diye düşünüyorum. aynı buna neden olanlara insan denilemeyeceği gibi...

Enis Diker dedi ki...

Vicdanlar sustuğunda, susturduğunda insanlıktan da uzak olunuyor. O zaman ölenler bir rakkamdan ibaretmiş gibi gözüküyor. Halbuki bu insanlar aileri, ana babaları , umutları, hayalkırıklarıyla bir hayata sahipler; aynı saldırıyı yapanlar gibi.