Müslümanın kapitalizm yada başka bir ekonomik sistemin içinde davranış biçimlerini ölçebilecek, onlara çıkış noktası olabilecek kavramlar, ilkeler neler olmalıdır ? ( Yada işin kendine has kuralları mı vardır? İş başka, din başka mıdır - webercilerin dediği gibi )
İlk akla gelenler kanaat, makul kar talebi , çalışma barışını sağlama, çalışmayla alakalı olanlar; birde harcama yönü var, lüks tüketmemek, israf etmemek her halükarda yaptığında aşırıya kaçmamak orta yolu bulmak.
Kanaat sahibi olmak bir görgü işi, bir yaşanmışlık , konfor talebini asgaride tutabilmek (se de tek başına bir şey ifade etmiyebilir ) ; ve sade yaşam bir alışkanlık işide olabilir. Din ise sade yaşamın yanında tevazuyu da istiyor , paylaşmayıda, komşusu açken yatanı kabul etmiyor. Ben sade yaşarımla kurtulamıyorsunuz. Etrafına bak ihtiyacı olan var mı diyor.
Herkesin ihtiyacı olan bir şeye sahip olabilirsiniz. Çarşıda pazarda onu fahiş fiyatla satamıyorsunuz. Sahip olduğunuzu, kazandığınız ise geliş güzel harcayamıyorsunuz, kazanmış olmanız yetmiyor.
Zengine bir şey demiyor , ipin ucunu kaçırmaması şartıyla. Tüketimde lüksü, gereksiz israfı kabul etmiyor. Elinin altındakilere zulmü yasaklıyor yediklerinden yedir , giydiklerinden giydir diyor, barışı tesis işini ona devrediyor.
Kapitalist sistemde kazançlar ve ticaret yüz yüze ilişkilerden ekranlara, telefonlar geçti. Sıkışan hayat , artan talepler herkesin bildiği temel ilkelerden sapmaya zorladı insanları. Maille siparişler geçilir, telefonla teyit edilir, siparişler kargoyla, kargo şirketleri ile yollanır, paralar banka havalesi ile hesaplara yatırılır oldu - insanlar artık sanal ticarete alıştılar . Teknolojik kapitalizm ticaretten yüzyüze ilişkileri kaldırdı. İlkeler daha rahat esnetilir oldu bu sayede. Dayatılan tek tip ticaret ahlakı, ticaretten dayanışmayı, karşılıklı kazanmayı, başkalarını düşünmeyi ortadan kaldırdı. Müslümanda neticede bunun dışında kalmıyor. Onun için sınav burda başlıyor.
İlkeler ne için esnetiliyor ? Mal yığmak, para biriktirmek için olabilir mi?