11 Mart 2009 Çarşamba

Nahivcinin sandalında kayıkçı olmak

Beyhude bir çaba mıdır geleneğin peşinde olmak? Kervan çoktan kalkmış bıraktığı ateş sönmüş, yerine yeni yolcular konmuş, yeni hikayeler söylenmekte.

Geçmişten hatırladıklarımız hep iyi şeyler; oysa onlarında ne sıkıntıları yanlışları vardı; gölgeleri bugüne uzanan.

Su eski sandalları yuttu, kıyıya ulaşanların anlattıklarının peşindeyiz. İnsanlık adına, geleneğin söyledikleriyle, sandala su aldırmadan , yeni şeyler söylerek sandalcı olmak derdimiz.

2 yorum:

Nily dedi ki...

Nahivcinin sandalında kayıkçı olmak, kullanılan bir tabir midir açıkçası bilmiyorum. ilk defa duydum ve çok hoşuma gitti.olmayı dert etmekten ziyade becerip olabilsek keşke..

Enis Diker dedi ki...

Nahivci / gramerci. Dün yazdığım yazıdaki imla hatalarını düzenlerken bunaldım ve Mesnevideki bir hikaye geldi aklıma. :))

"Bir nahiv âlimi, gemiye binmişti. O kendini beğenmiş âlim, yüzünü gemiciye dönüp,“Sen hiç nahiv okudun mu?” demişti.

Gemici “hayır” deyince demişti ki : “Yarı ömrün hiçe gitti.

Gemici bu söze kızdı, gönlü kırıldı. Fakat susup derhal cevap vermedi.

Derken rüzgâr gemiyi bir girdaba düşürdü. Gemici, o nahiv âlimine bağırdı:

“ Yüzmeyi bilir misin, söyle!” Nahivci “Bilmem bende yüzgeçlik arama”

Deyince “Nahiv âlimi, bütün ömrün hiçe gitti. Çünkü gemi bu girdapta batacak." 2831-2840

Mutlaka birden fazla anlamı vardır ben emeğiyle geçinen, hayatla öğrenen, ayakta duran sıradan insana olmak en güzeli anlamı üzerinde bir şeyler yazmayı denedim :))