9 Mart 2009 Pazartesi

Crazy for you - düm tek tek

Oryantal ve çeşiti gırtak oyunlarıyla puan toplamak. Görüntüyle ,danslarla, ingilizceyle moderniz- düm tek tekle ve oryantal ezgilerle hangi kök olduğunu anlamadığımız bir kökümüze gönderme ilede köklerimize bağlıyız.

Arabesk bizim değildir diye herkesin ayağa kaltığı yılları hatırlarım. Abartılı tepkilerdi , bir ifade tarzı yol bulmuştu. Arada derede de olsa ezilmiş bir kitlenin sesiydi , bir zemini vardı, henüz ticarileşmediği içinin boşaltılmadığı dönemlerde bazılarımızın sesi oluyordu. Makul kaşılanabilirdi, karşılanmalıydıda.

Sözleri çok karışık değil, az buçuk ingilizce bilen bir iki cümle çözer. Ama mırıldanamayı denediğinizde çuvalıyorsunuz. Aynı sorun Sertap Erenerin şarkısında da vardı. O şarkı bu kadarda harcıalem değildi. Mırıldanamadığımız bir şarkı ne kadar bizim? Birinci olsa neyi,kimi temsil edip birinci olmuş olacak ? Ve bu haliyle birinci olması çok mu önemli?

Sanırım herşeyden şikayetçi huysuz bir ihtiyar olacağım :)

4 yorum:

ŞaFaK dedi ki...

Sana tamamıyla katılıyorum abi... Ne kadar bizim bunu bile çözemezken kendimin ülkemin temsili olarak göremiyorum ne şarkıcıyı (sanatçı bile diyemiyorum) ne de şarkıyı...

Enis Diker dedi ki...

Neticede bu bir popüler müzik yarışması. Beklenen akılda kalıcı sözler, melodiler . Kimse senfonik bir eser beklemiyor. Sözler ingilizce olduğunda bu müziğin gerçek aılıcısı olanların , insanların, gençelerin diline dolanmıyor. Barış Mançonun, Cem Karacanı ve bir çok sanatçının yıllarca önce yapılmış şarkıları bugünde çaldığında insanlar eşlik etmeye başlıyor. Popüler müzikte marifet bu; kalıcılık, bir kaç kuşağı yakalamak. İllaki ingilizce yapacaksan o zaman öyle melodiler bulacaksın ki kendi halkını,gencini bu melodilerle yakalayacaksın. Onuda yapamıyosa TRTnin emeğine yazık gibi geliyor bize.

Huseyin Salim Saraçer dedi ki...

"Beğendim, beğenmedim, hoş, yoz, tutar, tutmaz" dışında bir şeyler söylemek, beğeninin kendisini de bazan sorgulamak lâzım. Kültür eleştirisi bu tip gayretlerle başlar. Bir estetiği gündüz kadar aydınlatan çabaya dönüşür. Ara vermeyin, eleştirin, lütfen.

Evren dedi ki...

ben de ben de... kesinlikle herşeye söylenen yaşlı huysuz bir kadın olacağım :)