3 Kasım 2009 Salı

Hoşça bak zatına*

Taslak olarak notlar:

Sanırız şiirin bütünlüğüne en uzak anlamı kendinden bencil bir şekilde mutlu olmak olacaktır.

Gene uzak ama mümkün bir mana olarak, olumsuz bir yönden alındığından kendini hakir görmemek çıkarılabilir.

Bir geleneğin dışından da okunabilir ama geleneğin içinde, bir geleneğe bir anlam veriyorsa ve onu doğrultuyorsa diyerek, ordan değerlendirmek istenirse :

Alemin gözbebeği olarak insan (alemi fark eden/edebilen) bir şuur olarakda bir anlam ifade edebilir. Bu felsefi olarak ve mekanik olarak doğrudur da. Alemi (farkına vararak) var edenin insan olduğunu söylemek gibi, hani ıssız bir ormanda çıkacak bir sesi duyacak bir kulak olmadığında sesin varlığını sorgulamak gibi.

Ama bunu bir neşe (geleneğin içindeki anlamıyla değil de bir sevinç ) olarakda almak mümkün sanırım. Varlığından dolayı memnun bir hali ifade etmek üzere. Belki de şevkle sema ya durmuş devişe en çok yakışanıda bu olurdu.

Bu neşeyi ötekine duyduğu hürmetten, onun varlığına verdiği öncelikteki gayeden ayırmamak lazım. Bir başkasına tanınan öncelikte bir neşenin neticesi olmalı. Gelip geçiciliği aşmış, aynasında kendini gören ve aynaya da belki bu yüzden hürmet eden, onu kendinden ayırmayan, varlığının manasını onda bulan. Ya da dinleyen kulağın dinlemese, görebilen bir gözün görmesede bir mana ihtiva ettiğini düşünen.

*"hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen "

Şeyh Galip

1 yorum:

alizafersapci dedi ki...

Yıldız arayıp gökte nice turfa müneccim,
Gaflet ile görmez kuyuyu rehgüzerinde .
Ziya Paşa
Paylaşımlar için teşekkürler.