28 Aralık 2011 Çarşamba

Akrebin derûnun'dan

Birgün akrebin biri,  nehrin öbür yakasında kalmış yavrularına kavuşmak için kurbağaya ricacı olur.

Kurbağa akrebe der ki "geçiririm de - bu iş, canıma kast etmeyeceğine söz verirsen ancak olur"

Kardeş bizim zararımız bir kendimize, bir de anca kulağı delike ehlinedir, sözümüz aşkla doludur

Kurbağa, sırtında akrep atlar taştan taşa, aşka gelir akrep atar nara sesi tastamam alemi doldurur

Öyle ser-mestem ki idrâk etmezem dünyâ nedür

Men kimem sâkî olan kimdür mey û sahbâ nedür

Kararı kalmaz kurbağanın, "sen bensin ben sen" der de yakasını yenini yırtar

Kim kurbağa kim akrep ne farkeder,  kurbağa da akrep de aşk nehrine atlar

8 yorum:

nomen dedi ki...

Böyle bitmezdi belki bu hikaye; ama dilsitan da, gönül çeldiren de bir erbabı gönül ise böyle biter.

Ne kadar etkileyici aktarmışsınız.

Gönlünüz dert görmesin.

Enis Diker dedi ki...

Efendim, arasıra eski hikayeleri elden geçirmek lâzım:)

Yorum için teşekkürler..

N.Narda dedi ki...

Ben de hikayeyi başka biliyordum ama bunu da eklemek lazım dağarcığa:)

Enis Diker dedi ki...

:)) yeni bir versiyon denedik 0.2 versiyon oldu:))

mukadder deniz dedi ki...

Aşk akrebi akrepliğinden etmişse işte böyle güzel biter hikâyeler...

hem aşığım hem de huyum neyse onu yaparımların gerçek aşkla pek ilgisi olmasa gerek, çok sevdim hikâyenizi ,
gönlünüze sağlık...

Enis Diker dedi ki...

Çok teşekkürler Mukadder hn. :) Aşıkın maşuktan bakan bir çift gözü olsa gerek ki onu olduğu gibi bırakmyan:)

Kali Rind dedi ki...

hikaye bizi tatlı bir şaşkınlığa sevk etti:D

Eline, kalemine sağlık

Enis Diker dedi ki...

Çok teşekkürler Kalli :) Beğendiğize sevindik :)