27 Nisan 2015 Pazartesi

Zıtlıklar - Sorumluluk



"Dünya zıtlıklar üzerinedir"

Fakat zıtlıklar ne saftır ne de değişmeyen. Zıtlıklar da içlerinde zıtlıklarını taşır; zamanı geldiğinde değişmek, değiştirmek, başka bir şeye dönüşmek için. Her şey iyi, kötü, güzel, çirkin gibi bir çok niteliği taşımaya açıktır. Zıtlıklar bu niteliklerdedir.(?) İnsan ıslanmadan yüzmenin mümkün olmadığı bu nitelikler ırmağında yüzer(?)

Sorumluluk bu nitelikleri hür iradesiyle seçenin, dönüştürenin, tadında bırakması bilenindir. Böyle bir işin sıfır hatayla yapılmayacağını bilene ve bunu ne kendisinden ne de başkasından beklemeyene arif denir herhalde

***

Sorumluluk

Olan bitenle neden bu kadar ilgiliyiz? Gündem neden bizi hep tepeliyor?
Çünkü gündem her defasında bizi köşeye sıkıştırıyor, kendi hakkında ahlaki bir tavır almaya, hüküm vermeye zorluyor.
Bu bir kınama ya da görmezden gelme olsun fark etmiyor. Her ikisi de çaresiz bir şekilde, hüküm için dayatmanın sonucu alınan kararlar. Bu mânâda sanırım bir olayın ahlakî hükümü dayatması da, neticesinin arkasında durulmasına zorlaması da seçimlik değil. Her ikisi de ahlaki tavır alan ve taşımak zorunda olan için şimdi ve sonra bir yük, stres kaynağı.

24 Nisan 2015 Cuma

Hasar tespiti

Gelenekle Selefilik arasındaki çekişme hâlâ canlı. Gelenek ağır yaralı, neşesiz; özünü hatırlayıp canlanma konusunda gücünü toplayabilmiş değil. Alanını new agele paylaşacak şekilde gerilemiş; sosyal bir yapı olarak topluma yayılma ve birlik sağlamadan çok sırlarla, rüyalarla, ebcedle vs uğraşır halde.

22 Nisan 2015 Çarşamba

Kısa kısa

Tasavvuf ne olduğunu bir türlü anlayamacağımız, fakat haşmetiyle teskin olacağımız bir şey olmamalı.

**

Bile ve rağmen olumlu anlamda kullanılsa bile bir ayrımcılığın altını çiziyor, düşünceyi ayrımcılık üzerinden temellendiriyor. Hakikkati, olmuşu, olacağı bir etiket altına topluyor - yoruma kapatıyor