24 Kasım 2007 Cumartesi

Felsefeyi sevdirmek üzerine

(Semazen.net forumundaki felsefeyi nasıl sevdirebiliriz başlıklı yazıya cevaben)

Felsefe ile ilgili zorlukların başında buyurduğuğunuz gibi bir terminoloji sorunu var. Bu zorluk felsefeyi anlamayı güçleştiriyor günlük hayatın dışında soyut bir dünyaya olarak görülmesine sebep oluyor.

Bunun yanında birde aklın din konusunda yetersiz kalacağına dair bir düşüncenin var olmasıda, felsefeye soğuk bakılmasına sebeb oluyor.

Aklın kurallar koyma, benzer olayları toplama , sistem kurmaya çabalama eğilimi vardır. Bu da en nihayetinde akli sistemler kurmaya götürür insanı..

İlahi emir açık bir şekilde iyiliği emret, kötülüğü men et der. Bu en azından biz beşer seviyesindeki insanlar için bir seçim demektir. İyi ile kötü arasında bir seçimde ise akla ihtiyacımız var. Keza gene iyi amellere bizi sevk edende, ister korkuyla ister sevgiyle, akıldır, bilgidir . Aksini düşünürsek büyük evliyaların ve din adamlarının senelerce tahsil yapmaları anlamsız kalır.

İslamın yükselme devrinde gene bir çok bilim konusunda faydalı buluşlar ve bilim adamları yetiştirilmiştir.


Bir bilgi kaynağı olarak akıl yine de her zaman doğruyu vermiyebilir. Akıl menfaatine, nefse uyabilir, kendine nedenler , gerekçeler icad edebilir. Böyle durumlarda birçok kimse için alınanan kararlar insani olmaktan çıkar. Bir bilgisayarın kararı daha doğru olabilir.

Kanatimizce akıl din için gerekli, olamazsa olmaz bir şeydir ama tek ve yeterlide değildir. Akılsız olmayacağı gibi sırf akılla da olmaz.

Doğrusunu Allah bilir.

1 yorum:

Hu Hu ben yahu :) dedi ki...

Akıl kendini bile anlamakta biçare...