17 Kasım 2007 Cumartesi

Adalet üzerine küçük bir deneme

Ötekinin adaleti her zaman güce dayalı bir adalettir. Yanlışı hatayı görür. Oysa adaletin temeli insan olmalıdır.

Haksızlığa uğradığını iddia eden ya da buna inanan bu haksızlığı belli bir grupla ilişkilendiryorsa kadın, erkek, sağ, sol vs vs bu grubun gücüyle, hayatı öteki üzenden anlayışı üzerinden gerçekleştiğnden hep bir kötü ötekine ihtiyaç duyacaktır ve bu da peşinden insana değil de güce dayalı bir adalet fikrini getirecektir. Adalet güce göre işleyecektir, insana göre değil sosyal kampların gücüne göre koparabildikleri menfaatler çerçevesinde şekillenecektir. Bu tarz bir adalet fikri ötekinin yaptığı haksızlığı, güçlünün adaleti olduğu için, onaylamak gibi bir çelişkiyle karşı karşıya kalır. Bugün ben güçlüysem ve hakkımı alıyorsam adalet sağlanıyor dersem, dün de öteki , yanlış da olsa, o zaman güçlü olduğu için haklı olur.

2 yorum:

cenk dedi ki...

Gercek adaletin olmadigi aciktir, zira gercek adaletin olmasi icin ikisinden birine ihtiyac vardir, ya vicdan, ya Dunyadan soyutluk. Dunyadan soyutlukla vicdan elde edilemeyeceginden, ikinci ihtiyac realitede birinci ihtiyaci curutur. Bu durumda vicdan zaten curudugune gore tek gecerli olan dunyadan soyutlanmadir, bu da yasanilan surede mumkun olmayacaktir, bu nedenle gercek adalet yoktur, dediginiz gibi eger esitligi temel alirsa, guc isin icine girer ve adeleti dugumler.

Dunyadan kendini soyutlayabilmis tek varlik Tanri dusuncesidir, dolayisiyla Tanri'nin vicdani olmasa bile, adaleti olma olasiligi hala vardir.

Saygilar...

Hu Hu ben yahu :) dedi ki...

Şalom,
Sanırım gerçek Adalet vardır da sorun uygulanamamasındadır!
Yanlış anlaşılmaısn ama “Aptal” insanlar günü birlik sinek ömrü kadar bile düşünemezler –yani bugün toplumsal adaletin olduğu yerde bireysel adalet garanti altındadır.
Bugün komşunuza yapılan haksızlık yarın sizin bireysel hakkınızı da tehlikeye sokar!
Çekirdek ailede adalet anlayışı sarsılmışsa –toplumsal adaleti de sağlamak çok daha imkânsız hak alma ile hak kapma yer değiştirmiş olur.
Hayvanlar aleminde güçlü, çevik, atik olan olmayanı yer!
Ama bizler İNSAN’ız, hatta Tanrı’nın inanarak yarattığı mahlukat cinsiyiz!
Mevlâna’nın hoş bir sözü var “dildaşlık değil gönüldaşlık bağlar” diye.
Bir akıl bedeni korumuyorsa –o beden zamanla o aklı imha eder.
Bir uzuvda sorun varsa ve o akıl buna çözüm bulmazsa –o sorun bedene yayılır.
Örnek: Menfii çıkarlar (şahsi adalet anlayışı) için yakılan orman alanlarına 20 yıl inşaat yasağı konsa (toplumsal adalet için) –bu bu alanda toplumsal ve bireysel adalet için yapılmış olur.